Tuesday, December 30, 2008

Autobot!

Fireworks in Motion...

Monday, December 29, 2008

Tim Burton ve Timur Bekmambetov'dan " 9"

Wanted filminin yönetmeni Timur Bekmambetov ve Nightmare Before Christmas, Corpse Bride, Sweeney Todd, Vincent gibi filmlerinden sevip saydığımız Tim Burton ikilisinin prodüktorlüğünü yaptığı "9" filmi, 9/ 9/ 09' da vizyona girecek. Filmde görüntü yönetmenliğini Lords of The Rings filminin animasyon ekibinden Shane Acker yapıyormuş. Görüntüler mükemmel, kurgu hoş. Sabırsızlıkla bekliyoruz. Tebrikler Tim Burton ve Timur Bekmambetov' a!


2008 Year In Review ( From JIBJAB)

It must be December - snow is falling, children are writing letters to Santa and we're dragging 2008 through the mud in our all-singing, all-dancing, all-out year-in-review. Baby New Year '08 takes you on a tour of all of the good, bad, and worse the past year had to offer, all at breakneck speed. We're giving society a primo wedgie - everyone watch, point and laugh!


Sunday, December 28, 2008

The Power Of Dreams!

This is absolutely the most beautiful institutional video of an enterprise i've ever saw!!! Honda, The Power of Dreams, written and directed by Michele D'Auria, background by Simone Prisco, music by Lino Cannavacciuolo, voice over by Ken Belton... No words but powerful! It's amazing!!

.

Saturday, December 27, 2008

Kita & Keremcem - Hayallerin Peşinde




Ayıptır söylemesi, son bombamız :) Projenin stratejisi ve konseptinden üretimine kadar her şeyiylle A'dan Z'ye biz ilgileniyoruz. Amacımız meşhur olmak isteyen Kita adlı bu tatlı genç kıza yardımcı olmak. Onu meşhur etmek. Ama, aman aramızda kalsın! Şu anda ona yardım ettiğimizi kimse bilmiyor... Çok gizli!!

MSN, Facebook, MySpace, Hi5, Yonja, Flickr, vb. online platformlarda ve blogu http://www.kitanindunyasi.com da Kita'ya verdiğimiz deteğin yanı sıra; klipte de Kita'ya çok yardımımız oldu. Neyse ki çok pozitif ve çalışması zevkli biri de; bu kadar geniş kapsamlı bir projede rahat ve verimli şekilde çalışabiliyoruz...

Her ne kadar klipte oyunculuk ve sonrasında texture ile render aşamasında biraz kaprisi olduysa da aşılamaz konular değildi ve uzalaşmayı bildik... E, bu kadar ünlü bir genç kız için beklediğimden çok olgun ve alçak gönüllü davrandığını söylemeden geçemeyeceğim ;)

Sevgili Kita'mızın Keremcem'le olan klibini ayrıca TV'de tüm başlıca müzik kanallarında izleyebilirsiniz.

Mutlu Taze Yıllar :))

Cirom çok diyenler, aman dikkat!

Ciro, bir işletmenin sattığı mal ve hizmetlerin toplam tutarıdır.Piyasada bir işletmenin, iş hacmini de ifade eder.

Maliyet muhasebesinde, birim ürün maliyet analizi (büm) yapılırken; birim ürün için doğrudan işçilik (di), doğrudan malzeme (dm) toplamlarına, toplam genel imalât giderlerinin (gim) birim üretime yansıyan miktarı eklenir. Toplam imalât giderlerininin içinde, birim ürüne yansıyan tüm dolaylı maliyetler bulunmaktadır. Bu toplama, birim için gerekli finansman maliyetini de (fm) eklersek, birim ürün maliyeti çıkar (büm). Birim satış fiyatı (sf) ise; birim ürün maliyetine (büm), kâr (k) eklenerek bulunur. Kâr, sermayeyi oluşturmak, sermayeyi artırmak ve daha güçlü bir mali yapı kazanmak için önemlidir. Ciro (C) ise, satış fiyatıyla(sf), satılalan miktarın (n) çarpımıdır. Buna benzer maliyet analizleri, hizmet sektöründe de geçerlidir.

Bu söylediklerimizi formülüze edersek:
(C)=sf*n=(büm+k)*n=(di+dm+gim+fm+k)*n şeklinde olur.

Bu eşitlikte, teorik olarak ciroyu arttırmak için:
1-Birim ürün maliyetini (büm) düşürmek,
2-Kârı (k) arttırmak,
3-Satılan ürün miktarını (n) arttırmak gerekmektedir.

Pratikte bu değişkenlerle istediğimiz gibi oynayamayız. Çünkü piyasa koşulları bunlara kısıtlar getirmektedir. Ürün birim maliyetleri (übm), etkin ve verimli çalışma yöntemleriyle düşürülür, ancak belli bir değerin altına indirilmesi imkânsızdır. Satış miktarını (n) artırmaya çalışırken, pazarlama maliyetlerinin artmasından dolayı, birim ürün maliyeti (büm), belli oranda artar.
Kâr (k), sektördeki rakiplerin artmasıyla ve müşterinin alım gücüyle orantılı olarak, düşme eğilimindedir. Satılan ürün miktarını (n) arttırılarak, ciro arttırılır.

Günümüzde firmalar kârlarını arttırmaktan ziyade, ciroyu arttırma yolunu seçmişlerdir. Yöneticiler, blanco ve faaliyet raporlarında bunu öne çıkarmışlardır. Gazete ve dergilerin ekonomi sayfalarında, işletmelerin artan ciroları sayfa sayfa yer bulmuş ve başarının anahtarı olarak ortaya konmuştur. Kârı düşük ama yüksek cirodan elde edilen gelirler, türev piyasalara aktarılarak, İşletme dışı faaliyetlerden elde edilen kârlarlarla, toplam kâr miktarları arttırılmıya çalışılmıştır.

Türev piyasaların çökmesiyle, yatırılan bu paralar gittiği gibi, üretimlerinden elde edilen küçük kârlar da zararın kapatılmasına fayda etmemiştir. İşletmeler iflâs noktasına gelmiş; devletlerinden kurtarılmaları için yardım dilenir durumdadırlar.

Thursday, December 25, 2008

Golden Drum Rüzgarı


http://www.goldendrum.com/

Reklam sektörünün önemli yarışmalarından Golden Drum geçtiğimiz aylarda sonuçlandı.
Uluslararası pekçok işin yarıştığı organizasyonda birbirinden çok online projeleri bir arada görmek mümkün... Bu sene Goldem Drum'da dikkat çeken işler...


Golden Drum' da Viral Çağ



Bu yıl Golden Drum’ da Grand Prix’ yi Spec-Tab online iletişim çalışması kaptı. Viral yanı da güçlü olan çalışma; çağın metaforlarını bir araya topluyor. Viral reklam filmleri ve micro sitesi oldukça çarpıcı. Elena adlı Polonyalı bir hemşire muhteşem bir baş masajı yapıyor. Spec-Tab'in ilaç etkisi Elena'nın masaj becerisiyle birleştirilmiş. Kullanıcıların Elena'yı kişiselleştirebilmeleriyse sitenin interaktivitesini üst seviyeye taşıyor. Kullanıcılar tarafından hazırlanan her masaj, arkadaşlara e- posta yoluyla iletilebiliyor yada Spec-Tab micromassage' de mikro-masaj galerisine yerleştirilebiliyor.


Sanatsever Golden Drum



2008' in iddialı Golden Drum' ı ise Cello Challenge oldu. Berliner Philharmonie GMBH' in desteklediği Cello Challenge, Cello virtüözüne eşlik etme deneyimi sunuyor. Sitenin hızlı yapısı, sade menüsü kullanıcıya rahatlık sağlayan diğer birleşenler...


Second Hand' in Renkli Dünyası



Silver Drum kazanan çalışma ise, See My Dress çalışması oldu. Salvation Army Second Hand Shop için oluşturulan bu online iletişimde, kullanıcıya beyaz, kırmızı,yeşil, mavi, sarı ve gri odalarda second hand modernizmi ve konforunu yansıtan bir yaşam biçimi sunuluyor. Her odada aynı bir tema işleniyor. Sitenin genelini gezen bir bayan Salvation Second Hand Shop' un ev sahipliğini yapıyor. Her odada, renge göre ürünleri ve ürünlerin fiyatlarını görebiliyoruz. Sol alt köşede kullanılan metaforlar , sayfanın temasına gore lastik ördek, geri dönüşüm ikonu, kar taneciği ya da güneş olarak değişiyor.

Paris'te Zaman, İstanbul'da Rant Ekseni

Paris’te sağ yakadayız. Musée du Louvre’ un avlusundaki cam piramite arkanızı verin ve yüzünüz Jardin des Tuileries’e baksın. Yani doğudan, batıya doğru bakıyoruz. Seine Nehri solunuzda. Burnunuzun doğrultusunda baktığınız zaman, yaklaşık yedi kilometrelik bir eksen üzerinde; Musée du Louvre’un bahçesinde Arc de Triomphe du Carrousel (1), arkasında Place de la Concorde ve dikili taş (2). Onun arkasında Place Charles de Gaulle'deki (I’Etoile) Arc de Triomphe (3). Bakmıya devam ettiğimizde La Défense’da bulunan Grande Arche’ı (4)görürüz.

Bütün bu yapılar aynı eksende olup, sanki bir zaman çizelgesini oluştururlar ve bir gelişimi sergilerler.

1958-1960 yılları arasında Başbakan Adnan Menderes de, İstanbul’da; Beyazıt’tan bakınca Topkapı Surlarını görmek için Ordu Caddesini, Aksaray Meydanını, Millet ve Vatan Caddelerini açtırmıştı. Ondan sonra ne oldu? İstanbul yağmalandı, istilaya uğradı, plansız ve programsız betonlaştırıldı. Şehirde nefes alınacak yerler, toplanılacak meydanlar, yeşil alanlar bırakılmadı. İstanbul, karışmış, ucu bulunup açılamayan bir yün çilesine döndü. O gündür bu gündür bu yağmalama, büyüyerek devam etmekte.

29 Mart 2009 yerel seçimlerini düşünce…


--------------------------------
(1) 1805’de Napolyon’un zaferi anısına dikilmiştir.
(2) Pembe granit taştan yapılmış olup, meydana 1836’da dikilmiştir. Mısır- Luxor’dan getirilmiş ve 3200 yıllık olan bu dikili taş, 23 metre yüksekliğindedir.
(3)1805’de Napolyon’un zaferi anısına dikilmiye başlanan tak, 1836’da tamamlandı. 50 metre yüksekliğinde olup, günümüzde zafer kutlamalarının yapıldığı ve geçit töreninin başladığı yerdir.
(4) 1989 yılıda tamamlanan bu tak, Fransız Devrimi’nin 200. yıl anısına inşa edilmiştir. 110 metre yüksekliğindedir.

Eurobest' s Freshies



http://www.eurobest.com/winners/interactive/index.cfm?award=2
The 2008 Eurobest Festival and Awards took place in Stockholm from 1-3 December to celebrate and advance creative advertising in Europe. We selected some works which were winners from different categories.



Mango' s work which name is " What should I wear today? By Mango" won Silver Eurobest award in Media category. At launch, they hoisted a canvas across the flagship store that gradually unzipped revealing the new collection. Outdoor transformed into shop windows - complete with mannequins. Local transportation wrapped with collection and press covers were dressed to kill. To maintain momentum post-launch, they determined that a woman's daily question requires a daily answer. Created 'What should I wear? by Mango':13 micro-TV shows, a daily tips website and an interactive diary for sharing personal fashion secrets.


http://www.truthaboutsmart.co.uk/
Smart' s work won Golden Eurobest award in interactive category.
Most people think they know all about the smart fortwo. They know it's a cute and nippy two-seater, but because of its compact size, many people also assume it lacks 'real car' credentials, that it will be cramped on the inside and would crumple horribly in an accident. This is actually far from the truth. The boot can take a washing machine and its internal ‘Tridion’ safety cell could survive the weight of 400 elephants. The campaign therefore seeks to make people reappraise smart as a real car with real car credentials, by confronting people's misconceptions head on.


http://www.kontraband.com/videos/11621/Transformer-Tastic/#show
Chevrolet' s work won Bronze Eurobest award in interactive category. Chevrolet's 'Get Real' strategy for the launch of the new Aveo is brought to life on line in this humorously provocative viral film. The film depicts a car transforming itself into a dancing robot against the will of the exasperated driver who simply wants to get home. It directly mirrors the key message of the main TVC: that in a world of absurd car choices, the new Aveo is a real car for real people. The film further invites people to reconsider what they actually want and need from a car. Robot aired exclusively through the front page of Kontraband.com. It was then placed on secondary targets within the 7th Chamber network of sites. At this point each territory was then given the go-ahead to place the clip locally and in their own language.

Wednesday, December 24, 2008

Kaldıraç Kırıldı, Haydi Yeni Baştan!

Arşimet’in (*) ünlü sözüdür: " Bana bir kaldıraç verin, bir de onu dayayacağım bir yer (Mesnet) gösterin, dünyayı yerinden oynatayım". Arşimet ‘ten bugüne kadar birçok kişi ve topluluk, bir çok farklı proje ve metodlarla bu kaldıracı denemeye kalktı. Yapılan denemelerin bazısından ya kimsenin haberi olmadı, ya da dünya birbirine girdi, kanlı sonuçlandı ve insanlık için hayırlı olmadı.

Günümüzde ekonomide uygulanan kredi sistemlerinde, sermayeye oranla kullanılabilecek kredi miktarları (oranları) bellidir. Bu bankacılık sisteminde en fazla 1/10 ilâ 1/12 kadardır. Yani, bir işletmeye bir birimlik sermayesine karşı, teminatları oranında enfazla on birimlik veya bilemediniz on iki birimlik kredi kullandırılır. Buna kaldıraç (Leverage) etkisi denir, işletmeler açısından bu, üst düzeyde güvenilirlik olup kârlarını artırır.

Bu kaldıraç etkisini günümüzde Amerika Birleşik Devletleri, dünya ekonomi alanında, uçuk bir şekilde denemeye kalktı. ABD’deki finans kuruluşları sıradan vatandaşlara, mortgage (İpotekli satış-tutulu satış) sistemiyle, verebildiği kadar gayri menkul alımları için kredi verdi.
Finans kuruluşları bununla da kalmadı.Bu ipotekli satışları (Mortgage) garanti göstererek, fonlar (Hedge fund) oluşturuldu. Oluşturulan fonlar, ABD içinde, dışında ve özellikle gelişmekte olan piyasalar (Emerging markets) da, yüksek getiri için riske girmek isteyen yatırımcılara satıldı. Bu fonlardaki kaldıraç etkisinin 1/30 ile, 1/100 arasında değiştiği söyleniyor. Söyleniyor diyorum çünkü, doğru dürüst kaydı tutulmamış olduğundan net bilgi yok.
Bu “saadet kaldıracı”, mortgage kredileri kullanan çizgi altı borçluların, borçlarını ödeyememeleri yüzünden önce çatırdamaya başladı ve sonra kırıldı.Bu fonlara yatırm yapan kişi, kurum ve fonlar (ve özellikle emeklilik fonlarına) çöktü. Temelde sade yatırımcı bitti, parasını kaydetti.

Lavoisier’in (**), Maddenin Sakımı (Korunumu) Kanunu’na göre; dünyanın dört bir köşesinden toplanan bu paralar nerede? ABD, paraları görünmez ellerde topladı, bu sefer de dünyayı birbirine kattı ama dünyayı yerinden oynatamadı. Dünyayı yerinden oynatmak için yarattığı bu kaldıraçta kırıldı, işe yaramadı, Arşimet’in bir kez daha kemikleri sızladı.

“Şimdi ne olacak?” sorusuna ABD; dünyadaki merkez bankalarına dönüp; “şu kırılan kaldıracın tamiri için, bir el atın beyler” diyor ve faturayı başkalarına ödetmek için yardım istiyor. Demek ki kaldıracı sağlam tasarlamamış, bir proje hatası var bize göre ve dünyada bunu şimdilik yedi, yuttu. ABD’ye göre de bu böyle mi? Bunun arkasından ne kaldıraçlar çıkacak?
Bunu zaman gösterecek.


--------------
(*)Arşimet (Archimedes )- (M.Ö. 287, Sicilya - M.Ö. 312, Sicilya), Yunan matematikçi, fizikçi, astronom, filozof ve mühendis.
(**)Antoine Laurent Lavoisier-(1743-1794 Paris) Fransız kimyacı.

Monday, December 22, 2008

Mini, Webcam & 3D


Internet dünyası geçtiğimiz günlerde Mini Almanya'nın yukarıdaki ilanı ile çalkalandı! Aynen ilanda gösterildiği gibi, web sitesine girip ilanı webcam'e doğru tutunca ekranda (derginin üzerinde) 3 boyutlu bir mini görüyorsunuz. Üstelik bu 3D Mini'yi gerçek zamanlı şekilde çevirmeniz, döndürmeniz ve kelimenin tam anlamıyla "her yönüyle" incelemeniz mümkün.


Webcam'deki ekran görüntüsü bunun gibi gözüküyor. Derginin üzerindeki 3D Mini, sizin dergi sayfasını çevirmenize göre dönüyor veya açısı değişiyor. Greçekten çok eğlenceli...

Bu teknolojinin temelleri ve ilk uygulamaları 2000'lerin başına dayansa da; bu tip 3D uygulamalarının evlere girmesi ve son tüketiciyle buluşması yeni Flash CS4 ile mümkün oldu. Fakat Mini için kullanılan 3. parti plug-in kullanışlılık anlamınd ciddi bir sorun teşkil ediyor. Bu tip eklenti veya ekstra kurulum gerektiren işler, etkin iletişimin önünde büyük engel oluşturuyor. O nedenle keşke standart Flash uygulamarı ve ActionScript destekli çözebilselermiş...

Sketch Furniture

Sunday, December 21, 2008

Coca-Cola, M5



http://www.them5.com/
In 2005, Coca-Cola developed a line of five collectable aluminum bottles called the Magnificent 5 or M5. The soft-drink giant commissioned five different graphic design studios across the world to design the new line, which feature modern and hip designs aimed at young and creative consumers. The five graphic design firms are: The Designer's Republic (UK), Lobo (Brazil), MK12 (United States), Rex & Tennant McKay (South Africa), and Caviar (Japan).

These new aluminum bottles will only be featured at "the world's most exclusive clubs and lounges". The bottles will be released first in Germany, Spain, Brazil, Mexico, and Italy. After one to two years Coca-Cola will decide whether or not to retire the designs.

Each bottle was released with a unique music video.

Interested? Further readings:
+ "Coke's Quest Cool" article on Time Magazine

--------------
Source: Wikipedia

Absolut, Brasil



http://www2.absolut.com/brasil/
Absolut'ün Brezilya'da 12 sanatçıyla özel çalışarak hazırlattığı tasatım şişelere ait sergi mikro sitesi... Bu kampanya daha sonra geldiği için Coca-Cola'nın M5'inden ilham aldığını söylemek yanlış olmaz. Yine de tasarım şişe kavramı marka ve ürün dinmaiklerini gözettiğimizde Absolut gibi premium bir ürünün üzerine daha iyi oturmuş gibi gözüküyor...


Site bir sergi salonu mantığında gibi çalışıyor. Amaç işleri sergilemek ve detaylarla projenin online ayağını zenginleştirmek... Ayrıca sunum için kullanılan katlamalı 3D arayüz de Flash içinde 3D'nin kullanıldığı ilk işlerden...


Detay sayfalarında her bir şişenin tasarımı ve tasarımcısı hakkında bilgi almak; özel video ve fotoğraflarla tasarım sürecini öğrenmek ve tanıklık etmek; wallpaper'ını indirmek ve yorum yazarak geri bildirim bırakmak mümkün.

NVidia, Speak Visual



http://www.speakvisual.com/
NVidia, ekran kartı ve görüntüleme çözümlerini duyurmak için "görsel konuşma" konseptli yeni mikro sitesini açtı. Sitede görsel konuşan ve doğal olarak NVdia'nın hedeflediği kitlayi temsil eden tasarımcılar, sanatçılar, mimarlar, vb. kişiler yer alıyor.


Sitede yer verilen her kişiyi işleriyle tanımamız mümkün oluyor. Ayrıca her kişiyle ayrı yapılan kısa video çekimleri olaya hoş bir tat katmış.


Dilerseniz potfoliolar arasında rahatça gezebiliyorsunuz...



Mikro sitede işlerden bir seçkinin yer aldığı bir de galeri bölümü var...

Yine sitede yer alan TV spotlarına bakınca, Speak Visual sitesindeki "interaktif fikrin" gücünü ve kampanyaya nasıl değer kattığını daha iyi anlamk mümkün.

Wednesday, December 17, 2008

2FRESH: Flickr



http://www.flickr.com/photos/2fresh/

Monday, December 15, 2008

Coca-Cola, Design the World Coke


http://www.coca-cola.com/designtheworldacoke/

Coca-cola daha önceki poster tasarım uygulamasını şişe tasarımı olarak revize etmiş gözüküyor. Arayüz tasarım çok parlak olmasa da, genel olarak başarılı bir online aplikasyon olmuş... Kayda değer en büyük özelliği ise 3D şişe kullanımı ve real-time texture (kaplama) ile yapılan tasarımın şişe üzerindeki görüntüye "anında"yansıması.



Uygulamayı kullanarak böyle renkli şişeler yapmak ve galeriye koyarak paylaşmak mümkün...

Mantık olarak, Kotex için hazırladığımız ve online bez çanta tasarımına olanak tanıyan http://www.kotexbezcantam.com uygulaması ile büyük oranda paralel... Fakat tasarımı 3D real-time gösterim ayrı bir tat katmış.

Sunday, December 14, 2008

SETUR | Web Site


SETUR | Web Site, originally uploaded by 2 FRESH.

Setur için "seyahat" kavramından yola çıkarak tasarladığımız ve tazelediğimiz yeni web siteleri yayına girdi. Türkiye'nin alanındaki lider markasının onlin ekimliği ve e-business odaklı web sitesi yenilemesi için 2FRESH'i tercih etmesi ve 2FRESH'in de SETUR2un güvenine layık olduğumuzu ispatlammış olmamız çok gurur verici gerçekten...

Önümüzdeki yeni projelere bakıyoruz şimdi :)

Friday, December 12, 2008

Adam Grup | Web Site


Adam Grup | Web Site, originally uploaded by 2 FRESH.

Adam Grup için hazırladığımız kurumsal kimlik paketinde, web sitesi de önemli bir yer tutuyor...
Eğlenceli ve "adam"lı tarzı buraya da başarılı bir şekilde aktarmayı başardığımızı düşünüyorum...

Thursday, December 11, 2008

Kotex Ultra Dry & Soft

Monday, December 8, 2008

Yonca | Logo


Yonca | Logo, originally uploaded by 2 FRESH.

Erkek gömlekleri üreticisi Yonca Moda için hazırladığımı logo durumu en iyi şekilde anlatıyor sanırım. O zaman, fazla söze gerek yok....

ATU Wall | Illustration


ATU Wall | Illustration, originally uploaded by 2 FRESH.

ATÜ için hazırladığmız 3m x 16,5 mlik dev illüstrasyon! Bu kadar büyük ve detaylı bir işi çalışmak da gerçekten zor oldu. Ama sonuçta dış hatlar Depature'a en hakim yere asılması tüm yorgunluklara değdi...

Saturday, December 6, 2008

Havuz Problemleri

İlkokulun dört veya beşinci sınıfında, matematik dersi problemi olarak çözdürülerdi. 2x5x3 metre ebadlarındaki bir havuzu, 30 lt/dakika debisi olan bir musluk, ne kadar zamanda doldurur? Aynı havuz dolarken, dibindeki musluktan da satte 0,5 metreküp su akmakta. Bu durumda, havuz kaç satte dolar? Buna benzer, havuz problemleri çözdürürlerdi.

O zamanlar, bunun üzerinde neden bu kadar durduklarını doğrusu anlamamıştım. Yıllar sonra bütçe, muhasebe, kâr-zarar işleriyle uğraşmaya başladığım zaman anladım ki, havuz problemleri önemli!

Havuz, cüzdanımız, kasamız.
Havuzu dolduran musluk, gelirimiz.
Havuzun dibindeki musluk, giderimiz.
Kârımız ve sermayemiz ise havuzda kalan su.

Hayatım, havuza giren suyu arttırmanın ve çıkan suyu azaltmanın yollarını aramakla geçti. Havuzu pek dolduramadık. Bazılarına da maşallah hani, bir havuz yetmedi, helâl olsun. En acısı, bazılarının da havuzlarında , havuzun dibini ıslatacak kadar bile su olmadı…

Adam Grup | Stationary


Adam Grup | Stationary, originally uploaded by 2 FRESH.

Adam Grup için kurumsal kimlik ve doküman seti tasarımı.... Adam'ın logoda verildiği söylersen, tasarımda yarattğımı mucizeyi daha iyi anlatmış olurum heralde ;)

Thursday, December 4, 2008

Squash | Poster


Squash | Poster, originally uploaded by 2 FRESH.

Geçmişten bir kare... Hillside City Club Etiler için 2004 hazırladığımız posterlere rastladım arşivimizde gezerken... Laf aramızda, hiç de 4 yıllıkmış gibi durmuyor. Hala daha taze!

Wednesday, December 3, 2008

Interaktif Fikir: Yeni reklamcılığın temel taşı

Dijital iletişim diğer pek çok kavramı etkilediği gibi pazarlama iletişiminde kullandığımız haliyle “fikir” tanımını da etkiledi. Artık fikir de evrimleşmek ve Yeni İletişim Çağının gereklerine yanıt verebilecek yeni bir hal almak durumunda. Fikrin modern iletişim anlayışıyla yeniden şekillenen bu hali de İnteraktif Fikir olarak adlandırılıyor. İnteraktif Fikir, reklamcılığın eski temelleri üzerinde yükselen yeni bir kule görünümüyle, önümüzdeki dönemde sektörü bütünüyle hakimiyetine alacak gibi görünüyor.

Artık, reklamcılık İnteraktif Fikrin peşinden koşmak durumunda. Çünkü fikir de her kültürel öğe gibi, çevresinden ve onu oluşturan koşullardan bağımsız değil. Günümüzde ise bu çevresel koşullar dijital iletişim ile yeniden şekilleniyor. Bir yanda tüketici alışkanlıkları ve davranışları yeniden şekillenirken, diğer yanda etkin iletişim kurma çabaları mecraları da değiştiriyor. Postalar e-postalara, TV’ler iTV’lere, telefonlar iPhone’lara, kitaplar e-kitaplara dönüşürken; fikir merkezli pazarlama iletişimi de bu değişimden nasibini alıyor.


Burger King, Subservient Chicken - http://www.subservientchicken.com/

Fikir reklamcılık dünyasında tartışma götürmez şekilde önemli ve merkezi bir konuma sahip. İhtiyacı karşılamaya yönelik stratejiyi yaratıcılıkla yoğurarak ortaya konan fikir, pazarlama iletişiminin en temel taşlarından biri. Aslında reklamcılıkta da rekabet çoğu zaman fikir bazında gerçekleşiyor. Yaratıcı ekipler “büyük fikrin” peşinden koşuyor. Konkurlarda fikirler değerlendiriliyor, beğeniliyor ve seçiliyor. Fikirleri ödüllendiren yarışmalar yapılıyor. Daha önemlisi fikirler tüketiciye ulaşıyor, tüketiciyi etkiliyor, iletişimi sonuca götürüyor, etki yaratıyor ve eyleme dönüştürüyor... Yeni İletişim Çağı diye adlandırdığımız dijital iletişim çağında ise, pazarlama iletişimi artık interaktif fikrin peşinden koşmak ve iletişimin yeni kurallarına göre oynamak durumunda.


Wilkinson, Fight for Kisses - http://www.ffk-wilkinson.com


Doritos, Fight for the Flavor - http://fftf.doritos.com/

İnteraktif Fikir, Yeni İletişim Çağında reklamcılığın merkezinde yer alıyor. Reklamcılığın zamanında gelecek gördüğü İnternet’i 90’ların sonunda evlat edinmesinin neredeyse onuncu senesindeyiz... Bu birliktelik on yıl önceki ilk kaynaşmadan günümüze değin, gerçekten çok yol kat etti ve önümüze yeni açılımlar koydu. Artık ne web ne de reklam eskisi gibi değil; önümüzde bir füzyon kimlik ile tanımlayabileceğimiz “Yeni İletişim Çağı” uzanıyor artık… Bu yeni çağda iletişim çözümleri üretmek reklamcılığın zorlu ama bir o kadar da keyifli dönüm noktalarından biri. Keyifli, çünkü reklamcılığın bugüne kadar kullandığı bütün mecraları (fazlasıyla) adeta tek bir ortamda toplayarak; marka ve tüketici arasında çok daha etkin ve etkili bir iletişim kurmaya olanak tanıyor. Zorluk ise online mecranın kendine has dinamikleri ve kuralları olmasından kaynaklanıyor. Yani reklamcılığın önce oyunun yeni kurallarını öğrenmesi söz konusu...


Volvo C30

İnteraktif fikrin aktif ve güçlü tüketici çağının bir geçeği olduğunu kabullenmek gerekli. Aslında aralarındaki nedensellik-sonuçsallık ilişkisi bir bakıma da tavuk-yumurta ilişkisine beziyor. Bir yandan gerçek demokrasi ortamı oluşturan ve herkese söz hakkı tanıyan Internet ağı dünyamızı örer ve bireyleri güçlendirirken; diğer yandan (özellikle) Batı toplumlarındaki ekonomik koşullar ve ağırlaşan rekabet ortamı tüketici krallığının ortaya çıkmasına neden oluyor. Yine sosyo-ekonomik nedenlere bağlı olan bireysellik, kişiselleştirme, ben-ekonomi ve benzeri trendleri de aslında aynı mantık çerçevesinde ele almak gerekiyor. Bu ortamda interaktif fikir tüketiciyi de fikrin içine dahil ederek, tüketiciye de hikayede etkin bir rol kapma, aktif bir görev üstlenme, hatta ben-merkezli bir yaklaşımla birleşerek baş rolü teklif etme durumunda... Günümüzün dijital iletişimin teknolojik altyapısı buna olanak tanıyor ve aktif tüketici bunu istiyor. Bu yol tüketici memnuniyetinin anahtarı aynı zamanda. Tüketici yaratımına katkıda bulunduğu ürünü ya da kampanyayı kendine daha yakın, daha inandırıcı buluyor ve “yaprak öğrenme” prensibine dayanan bir şekilde mesaj çok daha etkin ve hatırlanır şekilde iletiliyor. Aynı zamanda, interaktif fikir iletişimi markanın tüketiciye tek yönlü seslendiği monologdan çıkartarak, tek yönlü mesajlara rahatlıkla kulağını kapatabilen güçlü tüketiciyle – onun da söz sahibi olduğu – bir diyaloga dönüştürüyor.


The Vans: Finger Skate on iPhone

Artık iletişimde diyalog çağı hüküm sürüyor. Ve İnteraktif Fikir bize tüketiciyle gerçek diyalog kurma imkanı tanıyor. Etkileşim yoluyla tüketicinin de mesaja ya da kampanyaya katılması, ürünün vaadini desteklemesi, onaylaması, hatta WOM (Word of Mouth) yoluyla çevresine yayması söz konusu… Bu nedenle, aslında İnteraktif Fikir kendi mecra çözümünü ve alternatif kanallarını da bünyesinde barındırıyor. Diyalog iletişimin, pazarlamanın ve üretimin her aşamasında kendini gösteriyor. Artık ürünlerin tasarımından üretimine, ihtiyaçları anlamak, ürünün gerçek performansı hakkında bilgi sahibi olmak ve geliştirme önerilerini dinlemek için interaktif fikre ihtiyacımız var. Dünün reklamasyona dayalı ticari iletişim anlayışı artık yerini dijital çağda yaygın ve örgün bir iletişim ağı anlayışına geliyor. Bu ağ tüketiciyle sadece ürünün satışında değil, sürecin her noktada temasta olmayı gerektiriyor. İnteraktif fikir bu temas noktalarını belirliyor, tanımlıyor ve mecranın özelliklerinden faydalanarak somut çözümler oluşturuyor.


Twix: Get the Girl - http://www.twix.com/

Bu nedenle, İnteraktif Fikir objeleri değil; daha ziyade ilişkileri ve sınırları tanımlamakla ilgili… Çünkü İnteraktif Fikir, doğası gereği özgür olmak durumunda. Aslında bu özgürlük, bir anlamda da tüketiciye (belirlenen sınırlar içerisinde) tanınan kendini ifade özgürlüğü… Her birey aynı olayı, konuyu ya da malzemeyi farklı şekillerde yorumluyor. Ve interaktif fikir de özünde, bu farklılıkları ortaya çıkarmanın peşinde. Yalnız konuyu dağıtmamak ve ilgi odağını kaybetmemek anlamında bireyleri belirli sınırlar içinde tutmak işin kritik noktası. “Sınırlı Yaratıcılık” olarak tanımladığımız bu yaklaşım, marka için oluşturulan iletişim platformu üzerinde ve önceden belirlenen sınırlar içinde tüketicinin gücünü ve etkinliğini marka iletişimi yararına kullanmasına olanak tanıyor.

Nike, Photo ID - http://www.nikeid.com/photo/

Deneyim yaratmak da yine İnteraktif Fikrin önemli bir bileşeni. Dijital dünya, bir ürünü ya da bir faydayı tüketiciye deneyim yoluyla kişiselleştirilmiş bir formda yaşatmak adına bize diğer mecralara oranla büyük imkanlar sunuyor. Tüketicinin mesajı aktif olarak, deneyerek ya da yaparak öğrenmesi, işin içine girmesi hem pazarlama iletişimin etkinliğini artırıyor; hem de markayı zihinlerde çok daha güçlü bir konuma oturtuyor.

İnteraktif Fikir tüm mecraların özelliklerinden yararlanabiliyor. Çünkü İnteraktif Fikir, online iletişimin güçlü ve kapsamlı temelleri üzerine inşa ediliyor. Online iletişim, bugüne kadar bilinen mecraların hemen hepsinin özelliklerini (sözel, yazılı, görsel, işitsel, vb.) tek bünyede topluyor. Yani, mecranın özellikleri nedeniyle İnteraktif Fikir aynı anda bir radyo spotu, bir TV filmi, bir gazete ilanı ya da bunların füzyon bir bileşimi şeklinde vücut bulabiliyor. Hele bu bileşime bir de etkileşim yoluyla sürece dahil edilen aktif tüketici faktörünü katarsanız, açılımlar neredeyse sonsuz sayıya ulaşıyor.


IKEA, Come to the Closet - http://demo.fb.se/e/ikea/comeintothecloset/site/default.htm


İnteraktif Fikir tamamen online mecra için hazırlanabileceği gibi, mevcut bir kampanya fikrinin dijital mecranın kendine has özellikleri doğrultusunda yorumlanmış bir hali de olabiliyor. Burada kampanyalar için yorumlamak diye tanımlanan süreç çok önemli. Çünkü pratikte bir dergi ilanı ya da TV spotunu dijital mecraya olduğu gibi koymak son derece yetersiz, hatta ilkel bir çaba olarak kalıyor. Hele bir de masanın diğer tarafında mecranın özelliklerini gerektiği gibi kullanan bir rakip varsa, o zaman kampanya fikri dijital ortamda adeta harcanmış oluyor. Çözüm ise mecrayı tanımak, anlamak ve uygun iletişim kurmaktan geçiyor. Bu bağlamda İnteraktif Fikri başarıya ulaşan ve sonuç getiren çaba olarak değerlendirmek bize daha doğru bir tanım veriyor.
Günümüzde özellikle dijital ya da online mecra için “özel” üretilen kampanyalara daha sık rastlıyoruz. Fakat bu kampanyaların her birini İnteraktif Fikir olarak tanımlamak da doğru değil. Aslında, bu iletişim faaliyetleri daha ziyade interaktif fikrin peşinde sarf edilen çabalar olarak nitelendirilmeli. Çünkü İnteraktif Fikir olması için sadece dijital ya da online olması yeterli değil (Tanımlarken “e-fikir” ya da “i-fikir” gibi bir açılım yerine “interaktif” sözcüğünü tercih etmemin bir nedeni de bu ayrımdır). Etkileşim yoluyla tüketiciyi sürece dahil etmeyen, tüketiciyle diyalog kuramayan ve sinerji yaratamayan, mecranın özelliklerinden ve teknik imkanlardan faydalanamayan bir fikri interaktif olarak nitelemek mümkün değil.


VW Golf GTI, Configurator - http://www.vw.com/


Coca-Cola, Creator - http://www.coca-cola.com

İnteraktif Fikir gerçekten “büyük”... Mevcut bilgimizi ve birikimimizi alıp içine kattığı gibi, yeni bilgiler ve yetenekler edinmemizi, yeni kullanımlar ve ilişkiler geliştirmemizi, hatta düşünme ve üretme şeklimizi gözden geçirmemizi gerektiriyor. Bazen boyutları insan zihninin sınırlarını zorlayıp ötesine geçiyor. Bazen ise yanıt göz önünde, basit bir çözümde yatabiliyor. Çözüm nasıl gelirse gelsin, işin özü bugünün ve yarının bu temel gerçeğini kavramaktan ve artık pazarlama iletişimini bu bilgiyle oluşturmaktan geçiyor.



-----------------------
Bu makale 28 Ağustos 2008 tarihinde Can Burak Bizer tarafından yazılmış ve Digital Age dergisinin Ekim 2008 sayısında yayımlanmıştır.

Tuesday, December 2, 2008

We Are 2FRESH!

Now, we go public! Please welcome our new pages ;)